SASOL HQ

Geniş bir yelpazede iş birimi ve faaliyetleri olan çok uluslu petrokimya kuruluşu Sasol için tasarlanan yeni genel merkez binası, halen bulundukları Rosebank ve Johannesburg’un farklı yerlerindeki 14 binanın yerine geçmek ve Sasol kurum kültürünü birleştirmek için tasarlanmış. Son yirmi yılda hızla büyüyen firma, bugüne kadar Johannesburg merkezli tüm iş birimlerini içeren tek bir binada hiç bulunmamış. Sonuç olarak proje, bir yapıdan çok daha fazlası olmuş. Binanın şirketin özünün yansıtan, araziye yanıt veren, mimari yazılım ve sürdürülebilir tasarım alanındaki gelişmelere tepki gösteren bir tasarım olması istenmiş. Yapının iç mimarisi, daha önce dağınık halde bulunan 7500 personelin tek bir binada bulunmasına ve şirket değerleriyle iş yeri tasarımının bütünleşmesine olanak tanıyor.

Paragon Architects sunar…


Firmanın değerlerini simgeleyen logosu, binanın kavramsal tasarımı için çıkış noktasını oluşturdu. Logo, firma tarafından en iyi şu şekilde tarif ediliyor: “Merkezdeki küre kararlılığı (sağlamlığı) vurgularken altı adet dönen ‘iş birimleri’, parçaların toplamından daha büyük bir gücü sunuyor- sinerjinin gücü.”

Paragon Architects olarak bu özümsenmiş ruhu yapı formunda yorumlayabilmek için yakından inceledik, şirket yapısını binanın kavramsal tasarımı için çıkış noktası olarak kullandık. Başlangıçta konsept, farklı birimleri birbirine bağlayan düz bir çizgi olarak kurgulandı. Ancak bu hacimsel olarak fazla doğrusal görüldü ve dolayısıyla form, daha dolambaçlı bir şeye doğru evirildi; bu da birbirine daha fazla bağlanmış hacimler ve daha kolay yerleşimi beraberinde getirdi. Bu yaklaşım mülk sahibine yapılan sunumlarda çok başarılı oldu ama sonuçta işi kazanan mimariydi. Sirkülasyon ve servis çekirdeği, binayı birbirine bağlarken çeşitli alanlar bir dizi köprüyle birbirine bağlanıyor. Esas zorluk, Katherine Street’in dönüş yaptığı yerde bulunan arsa ve 68.000 metrekarelik büyük bir binanın yatay ve dikey olarak yerleştirilmesini ve iyi bir şekilde birbirine bağlanmasını sağlamaktı. 7500 kadar kişiyi barındıran bina Sandton’un ticari sınırlarını aşarak, yöreye özgü bir parkın üzerinde gezinen bir cam kutu gibi konumlanıyor.


KONSEPT

Merkezi bir çekirdek ve çeşitli departmanlara giden köprülerle entegre zeminlerden oluşan, sanat eseri düzeyindeki binanın konsepti için, Sasol’ün bir çekirdeği çevreleyen çeşitli iş birimlerinden ilham alındı. Çağdaş iş yeri tasarımı, yapıda yatay ve dikey serbest hareketliliğe izin veriyor. İlginçtir, ikonik S şeklindeki cam yapı aynı zamanda Katherine Street üzerindeki yeni bölgenin önünü açacak olan ilk geliştirme.


CAM

Cam cepheler, 5 Star Green Star tasarım performansını sağlamak ve estetik gereksinimleri karşılamak üzere PJC Consulting’den Paul Carew ve Pure Consulting ile birlikte dikkatle hesaplandı. Cam cephe, yansıtıcı cam spandreller (opak cam panel) ve şeffaf (vizyon) camların kristal bir cephe yaratan kombinasyonundan oluşuyor. Bizim için, dışarıda hafif hacimler ve içeride akustik tavan sistemleriyle (baffle) birbirine eklemlenmiş iki dramatik çatı penceresinden (skylight) oluşan yapıda sınırları zorlamak önemliydi. Bu unsurlar, aydınlık ve havadar bir konsepti belirledi. Binanın yedi bodrum katı ve zemin üzerinde on katı mevcut. Açık, şeffaf ve uzak çalışma birimleri konsepti; restoranlar, kantinler, sanat galerileri ve kahve dükkanları gibi etkileşimli sosyal tesisleri de kapsaması ve şirket geleneklerini de kucaklaması için genişletildi.


Camlar beş paketten oluşuyor. Çatı pencereleri ve içerideki camlar hariç her şeyi kapsayan birinci ve ikinci paket Geustyn and Horrack’a verildi. Dış cephenin ilginçliği, bir kattan diğerine birimler halinde çift sırlı şeffaf cam ve spandrellerden oluşması. Her bir panelde şekiller ve cam çeşitleri yer alıyor. 2000’den fazla panel tasarlandı. “Vision glass” bir yansıtıcı performans camı olup yüksek ışık geçirgenliği düzeyine sahip ve binadan dış mekânın görünürlüğünü en üst düzeye çıkarırken aynı zamanda yüksek bir konfor düzeyi sağlıyor. Kullanılan cam ürün AGC Stopray vision 36T.

Spandreller, özel olarak üretilmiş, 680 derecede fırınlanmış, gümüş takviyeli, çift sırlanmış (sır + dokulu sır) bir ünite, yalıtım ve alüminyum bir panelden oluşuyor. Kullanılan cam, krom kaplamalı Ipasol Safety Shield Imagin Krizet. Bu cam daha önce Güney Afrika’da kullanılmamıştı dolaysıyla bu proje sadece tasarımı değil malzeme kullanımının araştırmasını da yapıyor.

Cam performansına ilaveten bina hacimleri de tasarımı etkiledi. Binanın bölümlerinin kendi üzerine gölge yaptığı yerlerde içeriye daha fazla ışığın girmesini sağlamak için spandrellerin boyutları azaltıldı. Cephe modellemesi, enerji tüketimini azaltmak ve kullanıcı konfor seviyelerini en üst düzeye çıkarmak için çevresel analiz ve ısı kazanımı yarattı. Benzer şekilde peyzaj düzenlemesi, ısı alımının yüksek olduğu alt seviyelerde bitkilerin daha sık dikilmesi gibi cepheye gölge verecek şekilde tasarlandı. ■