MIPIM İzlenimler

KP54
KP
Jaspers-Eyers Architects

 Best Office & Business Development

Warsaw Spire - Varşova, Polonya

49 katlı Warsaw Spire, Varşova’nın 100.000 metrekarelik en yeni iş merkezini ilan eden mimari bir sembol yaratıyor. Hacim şaşırtıcı şekilde ince ve sonu yok gibi görünüyor. Cephe kelimenin tam anlamıyla ikiye ayrılıyor ve iki adet 16 katlı yay şeklinde orta yükseklikteki kısım yapı kompleksini çevredeki araziyle mükemmel şekilde bütünleştiriyor. 4.300 metrekarelik halka açık alan bu iş bölgesindeki kentsel yaşamın odak noktası haline geliyor. Halka açık meydana bakan açık hava terasıyla birçok buluşma yerine komşu olan bir restoran mevcut. Tüm yıl boyunca canlı olan Avrupa Meydanı bölgede ikamet edenler ve turistler için popüler bir buluşma noktası. Daha da ötesi Warsaw Spire yayalar da göz önünde tutularak 1,5 hektar yeşil ve araç girmeyen bir alan olarak tasarlanmış.
 
Best Urban Regeneration Project
in cooperation with UAU Collectiv

Be-Mine - Beringen, Belçika 

Be-MINE, eski bir kömür ocağının dönüşümüne ilişkin bir proje. Mevcut 100.000 metrekarelik zemin alanıyla proje Flanders’da şimdiye kadarki en büyük endüstriyel miras kümelenmesi. Saha, be-MINE projesinin ayırt edici unsurlarını oluşturan anıtsal ve görkemli yapıları ile karakterize olmuş. Gerçekleştirilen 300 iş ile endüstriyel yapılar arasında ve çevresindeki toplam 40 hektarlık alan, üzerindeki konut (50.000 m2), alışveriş (18.000 m2), her türlü hava koşuluna uygun sosyal yapıları (50.000 m2 alanda dalış merkezi, tırmanma merkezi, rekreasyonel havuz, kültürel miras turu, oyun alanı, bisiklet turu, turist bürosu, tabiat parkı) ve bir okulun dengeli bir karışımı ile kent ağına yeniden bağlanmış.


Best Industrial & Logistics Development

Nike Avrupa Lojistik Merkezi - Laakdal, Belçika

Avrupa’nın başkenti Brüksel’in yaklaşık 80 km dışındaki Nike’ın yeni genişletilen Avrupa Lojistik Merkezi enerjisini çevresindeki araziden sağlıyor. Muhtemelen dünyanın en uzun asılı yeşil cephesi, insanlar için güneşten koruma ve gizlenmiş acil çıkış yolları sağlayan kullanışlı alanlarla bütünleşik 3000 metrekarelik yeşil bir cephe sağlıyor. Tasarım üç odak noktasını esas almış: Fosil yakıtlardan bağımsız operasyonlar, kapalı devre akımlar, sağlıklı ve biyolojik olarak çeşitli bir çevre ve böylece Nike için bir kıyaslama noktası (temel ölçüt) yaratma. Gelen konteynerlerin %99’u yerleşkede bulunan ve dünyanın en büyük kara konteyner parkına karayoluyla değil deniz yolu ile ulaşıyor ve böylece yılda 14.000 tır yolculuğundan tasarruf ediliyor. Nike Avrupa Lojistik Kampüsü 0 yenilenebilir enerji kullanıyor ve enerjisini şu beş yerel yenilenebilir enerji kaynağından sağlıyor: Rüzgar, güneş, jeotermal, biyoatık ve hidroelektrik.

Best Refurbished Building (in cooperation with A2RC Architects)
Images: © Jaspers-Eyers
Architect-Photography by Marc Detiffe,
Philippe van Gelooven, Jean-Michel Byl

Chambon - Brüksel, Belçika

Chambon, Brüksel’de şimdiye kadarki en büyük ofis dönüşümü olan ve son kırk yılın inşa edilecek en büyük karma kullanımlı yapı topluluğu. Chambon, 75.000 m2‘lik tek kullanımlı ofis blokunu, yeni inşa edilenlerin yanı sıra korunmuş ve restore edilmiş tarihi yapılar, yenilenmiş ve dönüştürülmüş yapılardan oluşan 50.000 m2’lik karma kullanımlı, yaşayan bir yapılar topluluğuna dönüştürecek. Arazide halihazırda 248 apartman, 134 öğrenci evi, ofisler, 5 yıldızlı bir butik otel ve bir easyHotel’in (düşük bütçeli otel) yanı sıra yeme içme ve alışveriş alanları yer alıyor. 3000 m2’lik bir bahçe oluşturmak üzere 1970 ve 80’lerde inşa edilmiş yapılar yıkılarak arazi yeniden şekillendirilmiş.


Tabanlıoğlu Architects
Special Jury Awards
Beyazıt Devlet Kütüphanesi ve Yazma Eserler Kütüphanesi, İstanbul

1884’te “Kütüphane-i Umum-i Osmani” adıyla kurulan Beyazıt Devlet Kütüphanesi, İstanbul’un en köklü ve önemli kütüphanelerinden biri. 14. yüzyılda inşa edilmiş Beyazıt Camii Külliyesi’nin bir parçası olan ve şu anda kütüphane olarak kullanılan yapının rölöve, restitüsyon ve restorasyon çalışmalarına ek olarak modern bir kütüphane olarak yeniden işlevlendirilme projesi Tabanlıoğlu Mimarlık tarafından gerçekleştirilmiş. Devlet Kütüphanesinin restorasyon projesi, iç işlevleri hassasiyetle yeniden düzenlerken çok kubbeli okuma salonunun dahil olduğu yapısal doku dikkatlice ele alınmış. Ögeler eklemlenirken tarihi duvar ve zemin zedelenmemiş, kabuk ile arasına mesafe koyularak, malzemenin ve detayların keskin ancak uyumlu zıtlığında güncellenirken mekânın otantik aurası güçlendirilmiş.


Müdahaleler, sadece modern bir altyapı sağlamakla kalmamış, programatik olarak da yeni bir akış önermiş. Giriş, etkileyici bir karşılama mekânı olarak avludan sağlanıyor. Küçük ve büyük okuma salonları, neredeyse müzeleşen nadir kitap ve el yazma kitapların sergi-depolama mekânları bu avlunun etrafında dizilmiş.

Avlu, gün ışığını filtreleyen ve kontrollü bir atmosfer sunan hafif ve geçirgen ETFE sistem ile örtülmüş; böylece farklı toplantılar ve sergilemeler için geniş ve her iklim koşulunda değerlendirilebilecek bir iç-dış mekân kazanılmış. Binanın yenilenen altyapısı içerisinde, yazma eserlerin ideal koşullarda saklanması için tasarlanan siyah cam kutular yer alıyor. Binanın renovasyonu sırasında ortaya çıkan Bizans dönemine ait kilise kalıntıları, üzerinde yürünebilen cam yüzeyle korunaklı bir sergileme imkanına kavuşmuş. Arka avluda bir “zen bahçesi” ile bağlanan iki yapı içerisinde Yazma Eserler Kütüphanesi ve Beyazıt Devlet Kütüphanesi iki ayrı kurum olarak faaliyet gösteriyor.

Çağdaş standartların sağlandığı kütüphanenin nadir kitapların saklanması ve sergilenmesine olanak sağlayacak bir altyapıyla düzenlenmesinin yanı sıra çeşitli kültürel faaliyetlere ev sahipliği yapacak mekânların kazanılmasıyla kentsel bir çekim merkezi olması ve aynı zamanda Beyazıt Meydanı’nın yeniden bir şehir meydanı olma vasfını geri kazanmasına öncülük edeceği düşünülüyor.

Mimarın Gözünden Proje... Ödül Kazanmak…

Kütüphane yapıları, özellikle Beyazıt Devlet Kütüphanesi gibi çok değerli bir yazma ve nadir eserler koleksiyonuna sahip bir kurum için ise, özenle tasarlanmalı; özellikle bu kadar değerli tarihi bir kabuğun ve bu kadar güçlü bir kent bağlamının içerisindeyse. Mekânların organizasyonu, kütüphanenin meydan ile olan ilişkisinden, bu ilişkinin tarihselliğinden başlayan bir düşünce akışıyla, sadece yapının özellikleriyle değil çevre ve kullanıcı potansiyeli ile birlikte şekillendi.

Fotoğraflar: © Emre Dörter
SPECIAL JURY AWARD
Beyazıt State Library
Istanbul, Turkey
Developer: Republic of Turkey,
Ministry of Culture and
Tourism / Aydın Dogan Foundation
Architect: Tabanlioglu Architects



Bina içerisinde, gerekli altyapıyı ve mekânsal ihtiyaçları bir zıtlık ve uyum dengesi üzerinden tasarlanan müdahaleler ile çoğunlukla binanın kendisine mesafe koyarak konumlandırdık. Geçmişin izini vurgulayacak biçimde, güncel malzeme, teknoloji ve tasarım imkanlarını değerlendirdik ne bugünü ne de tarihi feda etmemeye özen gösterdik. Hem sergileme hem de depolama işlevine sahip siyah cam kutular bu keskin ve hassas müdahalelerin belki de en çarpıcı yanı. Bu ‘kutu’lar, tarihi yapının ögelerini yansıtırken, bir yandan da koruma-saklama ve hatta müze gibi sergileme işlevini tanımlıyor ve mekânı tamamlıyor, tam da bu nedenle çarpıcı.

‘Minimal müdahale’ olarak tanımladığımız bir yaklaşımla, altyapıdan, Studio Dinnebier tarafından tasarlanan aydınlatma projesine, oradan tadilat çalışmaları sırasında ortaya çıkan kilisenin kalıntılarını sergilemeye, hep var olanı yüzeye çıkartıp görünür kılmaya, geçmişle bugünün hafızasını harmanlamaya odaklandık. Yaşadığımız topraktan bize intikal eden varlık biçiminin sürdürülebilir olmasını ve bu değerlerin geleceğe taşınmasını sağlamak çok önemliydi.

Beyazıt Kütüphanesi renovasyonunda mesajın net ve okunabilir olduğunu düşünüyorum. Akılcı bir yenilemeyi binanın kendisini zedelemeden, işlevselliğini vurgulayan yalın ama çarpıcı yaklaşımla ve incelikli müdahaleler ile dönüştürmek, çevresi ve kullanıcıyla biraya gelmesini sağlamak. Yaklaşımdaki bu netlik ve belki de mimarın biraz da kendini çekerek duruşu, evrensel bir mesaja dönüşebiliyor. Ayrıca günümüz renovasyon yaklaşımını ülkemize taşıyabildiğimizi gösteren bir sonuç olması açısından da değerli. Hatta öyle ki, iki yılda bir düzenlenen MIES ödülleri olarak bilinen ‘Avrupa Birliği Modern Mimarlık Ödülü’nde seçilerek, modern mimarlık mirası olarak geleceğe taşınacak önemli bir arşivin kalıcı bir parçası olarak ilk 40 proje arasına girerek karşılığını bulabiliyor.”
Melkan GÜRSEL
 

MIPIM...

14-17 Mart 2017 tarihlerinde Cannes’da gerçekleştirilen MIPIM, dünyanın en büyük gayrimenkul yatırımcılarının, markalaşmış ve markalaşmaya kararlı yatırım şehirlerinin buluştuğu en önemli etkinlik olarak nitelendiriliyor. 90 ülkenin katılımıyla 19.000 metrekarelik alanda düzenlenen ve 23.000’i aşkın ziyaretin gerçekleştirildiği dünyanın en büyük gayrimenkul şovuna 5.300’ü aşkın yatırımcı ve finansal kurum katıldı.

Ayrıca, 3.500 geliştirici, 2.450 şirket, 2.000 mimar ve 500 yerel yönetimin temsil edildiği MIPIM 2017’ye dair bir diğer çarpıcı rakam ise, 1.000.000 kartvizit alışverişinin gerçekleştirilmesi ve MIPIM fuarı öncesinde ayarlanan 110.000’in üzerinde randevuya sahne olması. Küresel gayrimenkul piyasasındaki gelişmeleri öğrenebilmede de en önemli bilgi alışverişi platformu olarak da nitelendirilen MIPIM 2017’de 150 network etkinliği ve 100 konferans düzenlendi.

MIPIM 2017’de TÜRKİYE...

Alkaş’ın Türkiye temsilciliğini yaptığı MIPIM’e Türkiye, bu yıl 600’e yakın kişiyle katıldı. 1.800 metrekarede 250 firma ile temsil edilecek Türkiye, fuara ayrıca 6 şehir ve 1 ilçe ile katıldı. Diğer yandan AYD, GYODER, İMİB, turkishceramics gibi kuruluşların da yer aldığı fuarda Türkiye’nin bakanlık düzeyinde temsili en önemli gelişmelerden biri. MIPIM 2017’de Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki’nin de yer aldığı fuarda Türkiye ile ilgili pek çok etkinlik düzenlendi.

Firmamızın kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı Güniz Çelen, Türkiye’yi uluslararası yatırımcılara tanıtmak ve dışarıdan know-how getirmek amaçlı katılımcı veya konuşmacı olarak yurt dışı konferanslara katılım gösteriyor. Bu bağlamda MIPIM’e 1993 yılından itibaren aralıksız bir şekilde katılıyoruz. Bu sene de stant ile katılımda bulunduk. Ekibimle birlikte fuara katılımımızdaki asıl amacımız, uluslararası arenada Türkiye’yi temsil etmek ve Türkiye’nin Batı ile olan bağının kuvvetlenmesine yardımcı olabilmekti. Firmamızın uluslararası bilinirliği ve bağımsız akreditasyonlarının da desteğiyle yurt dışında lanse edilen Türkiye algısını yumuşatmak ve yatırım fırsatlarını aktarabilmek amacında başarılı bir fuar geçirdiğimize inanıyorum. Fuar süresince birçok yabancı yatırımcı ve yönetim şirketiyle bir araya gelme fırsatı bulduk.

Özellikle bu sene Türkiye’nin güzel bir şekilde temsil edildiğini düşünüyorum. Çadırımızın lokasyonu ve modern tasarımıyla diğer büyük şehirlerin tanıtım stantlarından farksız bir etki yarattığı kanaatindeyim. Gelecek sene bu misyonumuzu daha da iyi bir şekilde gösterebileceğimize inanıyorum. İTO ve diğer ekiplere teşekkür ederiz.

Aslında burada fiziki temsilden daha da ilerisi var. Fuar sürecinde gerçekleşen toplantı ve konferanslarda en iyi zaman slotlarını organize edebilmemiz ve Türkiye’den çok iyi yetişmiş konuşmacılar ile temsil edilmemiz gerektiğine inanıyorum. Önümüzdeki senelerde genç kuşak ve Türkiye’yi iyi temsil eden arkadaşlarımızı da bu konferanslarda aktif temsilci ve konuşmacı olarak göreceğimizi umuyorum.

Yurt dışında katılımda bulunduğumuz aktivitelerin kurumsal bazda getirisinden öte Türkiye’nin tanıtımı ve yatırım çekmesine yardımcı olmaya çalışıyoruz. Önümüzdeki dönemlerde MIPIM ve benzeri yurt dışı organizasyonlara katılımımızı aktif olarak sürdürmeyi ve Türkiye’yi anlatmaya devam etmeyi hedefliyoruz.

Doruk ÇELEN
ÇELEN GRUBU

Proplan Proje Yönetim olarak yaklaşık 8 yıldır katılım gösterdiğimiz MIPIM, firma olarak hem global ölçekte bilinirliğimizi hem de iletişimimizi güçlendirmek adına bizim için çok kıymetli. Fuardan en büyük istek ve beklentimiz Türk gayrimenkul sektörünün dünya çapında tanıtılmasına katkıda bulunmak ve uluslararası projelerde daha fazla bulunmak. Önceki senelere kıyasla, MIPIM 2017 teması ile paralel olarak teknolojik altyapı konusu fuar sırasında iletişime geçtiğimiz birçok katılımcı ve firma ile görüştüğümüz konuların başında geldi aslında. Birçok proje paydaşı tüm konsantrasyonunu teknolojik gelişimlere ve altyapı hazırlıklarına yoğunlaştırmış durumda.

Son yıllarda inovasyonlar ve doğan ihtiyaçlar sonucu gelişen teknolojinin gayrimenkul sektörüne olan tüm yansımaları “New Deal” teması ile birlikte MIPIM 2017’de tamamen hissediliyordu açıkçası. Bilgi toplanma, saklanma ve işlenme yöntemleri, projelerin hazırlanma metotları geleneksel yöntemlerden hızla uzaklaşarak değişiyor.

Projenin tüm aşamaları boyunca doğru bilgiyi, doğru zamanda, doğru kişiye iletmek için kullanılan, farklı lokasyonlarda bulunan çok sayıda kullanıcı tarafından erişilebilir ortak platformlar artık yeni bir kavram olmaktan çıkmaya başlayıp birçok projede minimum gereklilik olarak talep edilmeye başlanması akılda kalan konulardan biri oldu diyebiliriz. Tüm bu teknolojik devrime adapte olamayan firmaların sektördeki yetkinliğini kısa sürede kaybetmeye başlayacağı, fuar boyunca düzenlenen etkinlikler ve tanıtımlarda göze çarpan diğer bir konuydu.

Erkan ÖZBER
PROPLAN

Bu yıl MIPIM’de 4 ödül kazandığımız için çok mutlu olduk, bu hiç beklenmedik ama ekiplerimizce çok değer verilen bir şey oldu. Bu yılki fuar bize Avrupa çapında daha fazla proje yapabilmek için perspektif sağlayan büyük bir uluslararası tanıtım fırsatı verdi. Ayrıca, MIPIM’de, stantları olmasa bile beklenenden çok daha fazla sayıda özel müşterinin bulunduğunu fark ettik.

Son 26 yılda yaptığımız gibi bulunulması gereken muhteşem bir yer olan MIPIM için önümüzdeki sene tekrar geleceğiz.

We were very happy with the MIPIM this year since we won 4 awards, this was completely unexpected but very much appreciated by our teams. This edition gave us a mayor international exposure which gives us the perspective to be able to do even more projects all over Europe which of course is great. We also noticed the fact that there are much more private clients than expected present at the MIPIM, even if they have no stands.

We will be back at the MIPIM next year like we have been for the last 26 years, it’s a great place to be.

Jean-Michel JASPERS
JASPERS-EYERS ARCHITECTS



BEST FUTURA PROJECT
China World Trade Center Phase 3C Development
Beijing, China
Developer: China World Trade Co., Ltd.
Architect: Andrew Bromberg at Aedasedition

MIPIM 2017’nin Efekta Mimarlık açısından verimli bir organizasyon olduğunu söyleyebiliriz. Önceki yıllara göre daha az sayıda ama daha verimli ziyaretçi profili olan bir fuar oldu. MIPIM doğrudan iş bağlantıları yapabilmek için katıldığımız bir fuar değil; özellikle bu sene Türkiye ve İstanbul imajına dikkat çekmeye çalıştığımız bir temamız oldu ve şirket profilinden çok ülke profilini olumlu yönde algılatmak için çaba sarf ettik. Efekta Mimarlık açısından baktığımızda; tanınırlığın artması, yeni pazarlarda ismimizin duyulması ve marka değerinin yükselmesi adına bu fuarlara düzenli olarak katılımın önemli olduğunu gördük. Yabancı ziyaretçilerimizin yanı sıra gerek yerel yönetimler bazında gerekse farklı sektörlerden çok sayıda katılımcı ve ziyaretçi Türk firması ile karşılaşma ve tanışma fırsatımız oldu, Türklerin fuara ilgisinin arttığını fark ettik.

MIPIM 2017’nin teması “New Deal”ın çıkış noktası son yıllarda teknolojik alandaki atılımlar, jeopolitik istikrarsızlıklar ve toplumsal değişikliklerin iş dünyasındaki yansımalarının profesyoneller tarafından bazı kalıpların yıkılması ve yeni yorumlamaların yapılmasının önünü açması. Şehirlerin giderek daha kalabalık merkezler haline dönüşeceği gerçeği sayısal verilerle doğrulanmış durumda.

Bu nedenle Avrupa, Afrika, Amerika, Orta Doğu ve Asya‘nın gelişmekte olan şehirlerinde, kentlerin gelecek yıllardaki göçler ve nüfusun ihtiyaçlarını karşılaması adına teknolojik altyapılarla birlikte hangi özellikte projelerin geliştirildiğini gözlemledik. Londra çadırındaki kentsel dönüşüm projelerini bu duruma örnek olarak verebiliriz.

MIPIM’de önümüzdeki yılların yükselen trendlerini, kentsel dönüşüm anlamında dünya ölçeğinde ne tür çalışmalar yapıldığını ve metropollerin yeni yaklaşımlarının neler olduğunu gözlemledik. Bu doğrultuda şu sıralar üzerinde çok sayıda proje geliştirdiğimiz alanlardan biri olan kentsel dönüşüm konusunda dünyanın nabzını tutmanın vizyonumuz açısından önemli olduğuna inanıyoruz. Bunun yanı sıra, farklı şehirlerdeki yerel yönetimlere, yatırımcı ve geliştiricilere güçlü referanslarımızla kendimizi tanıtmanın da etkili olduğunu düşünüyoruz.

Kayhan ÇAKANEL
EFEKTA MİMARLIK



BEST FUTURA MEGA PROJECT

Kashiwa-no-ha Smart City
Kashiwa City, Chiba, Japan
Developer: Mitsui Fudosan Co., Ltd.
Architect: ZGF Architects LLP
Community Partner: Urban Design Center Kashiwa-no-ha
Consultants: Nikken Sekkei, GLUMAC, City of Portland, Murase Associates, and EcoNorthwest


MIPIM’e 2008 yılından beri katılıyoruz. Zaman içinde geçirdiği evrimi bu 9 yıllık süreçte gözlemleyebilme şansım oldu. İlk yıllarda daha çok proje odaklı bir fuar iken, zamanla şehirlere doğru bir geçiş olduğunu gördük. Zaman içinde proje maketleri yerlerini şehrin bir bölümünün ya da tamamının maketlerine bıraktı. İlk zamanlarda proje bazında yeni bir şeyler öğrenirken, zaman içinde bu öğrenmelerin kent ölçeğine kaydığını hissediyorum. Beklentilerimi üçe ayırabilirim: İlki kendim ve ekibimin vizyonunu geliştirebilecek dünyada yeni nelerin olduğu ve konuşulduğu konusunda bilgi sahibi olmaktı. Diğeri pek tabii yeni kontaklar kurmak idi. Üçüncüsü de Türkiye özelinde katılım sağlayanlar için network ağını kuvvetlendirmek idi. Önceki yıllara kıyasla çok daha fazla kent gördüğümü, stantlarda daha çok imece usulü yapılanmaları gördüğümü söyleyebilirim. Türkiye özelinde değerlendirme yapmak gerekirse kamu nezdindeki katılım ve paylaşımlarda artış olduğunu düşünüyorum.

Bu yıl MIPIM’e katılan ülke sayısında bir artış gözlemledik. Bazı ülkelerden katılımlar zaman içinde eksilmiş ya da hiç olmamıştı. Bu sene Dubai, Rusya geri dönmüştü. Japonya ve Amerika’yı hiç görmeye alışık değil iken onlar vardı. “New Deal” aslında çok doğru bir tanımlama olmuş gibi. “New Deal” ile olası paydaşların, olası niteliklerin, olası gayrimenkul fonksiyonlarının yeniden tanımlandığını bu yılki fuar ile birlikte görmüş olduk.

MIPIM dönüşü, yapmakta olduğumuz proje değerleme ve danışmanlık işlerinde global ölçekte ve kent ölçeğinde vizyon ve kimlik konularını biraz daha ön planda tutma kararı aldık. Dünya gayrimenkulde teknoloji ve dijitalleşmeyi iyiden iyiye sahiplenirken, ülkemizde bu konu çok yeni ve ayakları yere sağlam basmayan bir doğrultuda. Özellikle yaptığımız işe teknolojiyi de dahil ederek, bilgimizi nasıl daha katma değer yaratacak hale getiririz onun üzerinde bir süredir çalışıyoruz.

Makbule YÖNEL MAYA
TSKB GAYRİMENKUL DEĞERLEME A.Ş.

2000’li yılların başından itibaren MIPIM’e katılıyoruz. Sektörün devler ligi olan bu organizasyonda, Avrupa’daki kan değişiminin etkileri yoğun bir şekilde hissediliyordu. MIPIM’de ilk defa bu yıl Uzak Doğulu yatırımcı ve proje gruplarıyla da dirsek temaslarımızın olması şaşırtıcı ve heyecan vericiydi. Bu organizasyonun öne çıkan en büyük özelliği, sektördeki devleri bir araya getirmesi ve yeni dinamiklerin sinyallerinin verilmesi bizce.

“New Deal”, Avrupa’daki politik dünyada yaşanan kan değişiminin etkileri ile ortaya çıkmış ya da çıkarılan bir durum bence. Uzun zamandır sessizlik içinde olağan durumunu koruyan İngiltere pazarı, son iki yıldır, dinamik ve agresif bir canlanış ile sektördeki gücünü hissettirmeye yeniden başladı. Bu da bizleri hem cesaretlendiriyor hem de heyecanlandırıyor açıkçası. Gayrimenkul sektöründeki bu gelişmeler, mimar olarak bize de umut verip, yaratıcılığımızı ve üretkenliğimizi maksimum düzeye çıkarıyor.

Dome+Partners olarak, dünya genelinde yer alan beş ofisimizle, büyümeye, yeni pazarlara ulaşabilmeyi hedefliyoruz. Şu anda yurt dışında Orta Doğu, Rusya ve Afrika’da projeler geliştiriyoruz. MIPIM’de her yıl yaşadığımız yeni iş birliği görüşmelerimiz, bizi “şampiyonlar ligi” olarak tabir ettiğim, sektörün liderleri ile bir araya getiriyor. Bu keyifle her yıl daha da güçlenen know-how bilgimizle sektör dinamiklerini harmanlayıp, bu dev okyanusta yeni limanlara yelken açmayı amaçlıyoruz.

Murat YILMAZ
DOME+PARTNERS


BEST HOTEL & TOURISM RESORT
Maison Albar Hotel Paris Céline
Paris, France
Developer: Paris Inn Group
Architect: Atelier COS
Other: Alexandre Danan EDO Consulting

MIPIM 2017 fuarı ofisimizi ve projelerimizi uluslararası platformda tanıtmak adına başarılı geçti. Yerli ve yabancı birçok mimar, tedarikçi ve developer ile görüşme fırsatı bulup, dünya inşaat piyasasındaki güncel gelişmeleri yakından görme şansı yakaladık. Türkiye’den de önemli yatırımcılarla bir araya gelme şansı bulduk. Geçen seneki MIPIM Fuarı’nda, özellikle bazı ülkelerin Ar-Ge merkezindeki teknolojik gelişmeleri ve bunları projelerinde nasıl yansıttıkları dikkatimizi çekmişti. Önümüzdeki 10 yıl içinde mimarinin tamamen teknolojiye dayalı olarak gelişeceğinin sinyallerini almıştık.

Bu sene MIPIM 2017 Fuarı’ndan aklımızda kalanlar, “New Deal” konusunda proje üretiminde kullanılan veri üretimine dayalı yeni teknikler ve daha gerçekçi sunum teknikleri (BIM, VR vb.) ve büyük ölçekli kentsel dönüşüm projeleri oldu. Zaten bu gelişmelerin sinyallerini önceki senelerden aldığımızı belirtmiştik. Geçen sene de fuar dönüşü Ar-Ge merkezindeki teknolojik gelişmeleri görmemiz ve fuar alanındaki tüm gözlem ve izlenimlerimiz sonucunda biz de ofisimiz için yepyeni bir döneme geçiş yapmaya karar vermiştik. Bu bağlamda, 2016 yılı sonunda SP Academy’yi ve Ar-Ge departmanımızı kurduk. Bu akademi bünyesinde ekibimizi pek çok eğitim programı ile her gün daha da geliştiriyoruz. Özellikle BIM eğitimi için ciddi yatırımlar yaptık.

MIPIM 2017’deki deneyimlerimizden sonra projelerimizde teknolojinin yanı sıra çevreye verilen zararı minimuma indirecek çözümler üzerine daha ciddi çalışmalar yapmanın ve projelerimizi veri üretimine dayalı bir şekilde üretmenin öneminin farkına vardık. Zaten uzun bir süredir, bu düşünceyi temel alarak, doğa dostu tasarımlar yapmaya ve aynı zamanda kullanıcıların yaşamlarını kolaylaştıran fonksiyonel projelere imza atmaya çalışıyoruz. Buna göre, yurt dışında gerçekleştireceğimiz projelerimizde de bu yeni yöntemlerden mutlaka faydalanacağız ve dünya mimarlık camiasının vitrini olan bu platformda her daim büyüyen bir ekiple yer alacağız. Bu sene, geçen seneye kıyasla mimarlık firmalarının daha fazla katılım gösterdiğini gördük ve bu bizler için olumlu bir gelişme. Bizlerin yaptığı başarılı projeleri, ülkemizden daha fazla mimarlık ofisinin katılımıyla güçlenen bir platformda, hep birlikte daha büyük kitlelere duyurmaya devam etmeyi ümit ediyoruz. 2015 yılından itibaren katılım göstermeye devam ettiğimiz MIPIM Fuarı’nda önümüzdeki senelerde de yer almayı hedefliyoruz.

Sabri PAŞAYİĞİT
SABRİ PAŞAYİĞİT MİMARLIK


MIPIM uzun zamandır bildiğimiz bir ortam. İlk kez 2005 yılında katılmıştık. Bu sene ilk kez stant ile katılma fırsatı yakaladık. Bu noktada bizim için devlet teşviki önem kazandı. Bizi cesaretlendiren bu oldu. İngiltere ayaklı bir ofis olmamız da bizi teşvik eden bir başka nedendi. Londra ofisimizi biraz daha güçlendirmeye karar vermemiz sebebiyle uluslararası bir katılım olması işimize geliyor. Halihazırda MIPIM’e ısınmış bir kitle var. Onlarla karşılaşmak istedik. Bizim için en büyük faydası eski ortaklıkları tazelemek oldu. Uzun zamandır karşılaşmadığım eski iş ortaklarına rastladım.

Stant sayesinde daha görünür bir konumda olduğumuzdan herkesle karşılaşabilme fırsatı bulduk. Bu açıdan bu sene MIPIM benim için daha özel oldu. MIPIM’de standınızın olması herkesin gözünde statünüzü değiştiriyor. Yatırımcılar elinizi taşın altına koyabileceğinizi hissediyor. O seviyede bir şirket olduğunuzu görünce sizi ayrı bir çerçevede değerlendiriyorlar. Onların gözünde bir kademe yükseliyor gibi oluyorsunuz. Bu açıdan bakıldığında da gayet yararlı diye düşünüyorum. Önceki yıllara göre MIPIM aynı formatta devam ediyor. Ekonomiye göre katılımcı sayısı değişiklik gösterse de on sene önceki aynı kalabalığa sahip. Kriz sonrası epey bir düşüş yaşanmış ama şimdi yine bir yükseliş olduğu belliydi. O açıdan pek bir fark gördüm diyemem. “New Deal” teması çok dikkat çekici değildi açıkçası. Fuarda pek öne çıkmadı. Açılış konuşmasında biraz bu konuya değinildi; “Yeni bir ortamdayız, yeni bir dönemdeyiz, yeni bir kavramdayız.” gibi fakat onun ötesinde olağanüstü bir farklılık yoktu.

Türkiye pavyonu bazı açılardan zayıftı. Türkiye adına orada olmak önemli bir artı. İstanbul, İzmir, Balıkesir… Pek çok şehir temsil edilmişti. Şu anda Türkiye büyük bir fırsatlar ülkesi. Fiyatlar epeyce düşük, yatırımcılar için müthiş bir fırsat. Türkiye’nin ana mesajı bu olmalıydı. Neden gelsinler, neden burada olmaları gerekiyor? Potansiyel nedir? Fırsatlar nelerdir? Bunları tarif eden bir içerik olması lazım. Sonuçta bir şehrin orada olmasının nedeni potansiyel yatırım fırsatlarını anlatmak, yatırımcıları teşvik etmek, onları cezbetmek. Bir de insanları doyuracak seviyede detay koymak, ilgi toplamak, Türkiye’deki projeleri anlatmak lazım. Yapılan, yapılacak olan projeleri anlatmak lazım. Birçok proje vardı detaylıca anlatılacak olan örneğin havaalanı projesi, emlak ve konut projeleri. Yeterince doyurucu bir şekilde sunum olmadığı için yeterli ilgiyi görmedi.

MIPIM, bence müthiş bir oluşum. 25 bin karar verici, en üst düzey insanlar bir araya geliyor. Bu büyük bir fırsat, bunu iyi değerlendirmek ve kullanmak gerekiyor. Biz, kendi açımızdan iyi değerlendirdik ama gelecek sene daha da iyisini yapacağımızı hissediyoruz. Orada ilk defa stant açtığımız için yeni yeni öğreniyoruz ama aynı şeyi yine yapmaya karar verdik. Bence bu, her senenin olmazsa olmazı olmalı. Gitmeden evvel biraz daha hazırlıklı olmak lazım. Toplantıları organize etmek ve organize edeceğiniz toplantılarda hedefli olmak önemli. Gitmeden önce hazırlıklı olmak, gittikten sonra da geri dönüşte toplantıları takip edip onları değerlendirmek gerekiyor. Neticede orada tanışacağınız her kişiler en üst düzey yöneticiler. İlk iki gün başkanlar, şirket yöneticileri geliyor. Karar vericiler oluyor. Onun dışında bilmediğiniz, tesadüfen tanıştığınız insanlar da sizi içlerine çekiyorlar, enteresan tarafı o. Hiç bilmediğiniz kişiler önünüze çıkıyor daha da heyecanlı şeyler oluşabiliyor.

Önümüzdeki sene standı büyütmek istiyoruz. Bu sene biraz küçük kaldığını hissettik. Daha detaylı sunum yaparak projelerimizi daha ayrıntılı sunmak istiyoruz. Daha fazla insanı götürerek biraz daha eğlenmek istiyoruz. Üç kişiydik, önümüzdeki sene belki beş-altı kişi gidebiliriz. Buradaki insanlar için de bir heyecan kaynağı olmasını istiyoruz.

Selçuk AVCI
AVCI ARCHITECTS


MIPIM, gayrimenkul sektörüne etkin şekilde hitap eden, yatırımcısından, tasarımcısına ve emlak ile ilgili tüm disiplinlere ulaşmayı hedefleyen çok zengin bir mecra. Daha önceki yıllarda ziyaretçi olarak takip ettiğimiz MIPIM’e, son zamanlarda ülkemizdeki mimarlık ofislerinin de fuarda ön plana çıkabildiklerini gördüğümüz için, bu sene stant ile katılma kararı aldık. Boytorun Mimarlık olarak projelerimizi uluslararası platformda sergilemek ve tasarımlarımızı anlatmanın dışında, sektördeki yerimizi görmemiz açısından da çok iyi bir deneyim oldu bizim için. Önceki yıllara kıyasla, fuar genelinde bu yıl öne çıkan, teknoloji – planlama ilişkisini yakından gözlemleme şansımız oldu. Teknolojik gelişmeleri ve yatırımcıların bu gelişmelere olan ilgisini deneyimlemek, yeni çalışacağımız projeler için MIPIM’den edindiğimiz en önemli verilerden biriydi. Sektördeki iş ve fırsatlarının farklı açılardan ele alındığı, oldukça faydalı, yaratıcı oturumlar vardı. Küresel ekonominin, emlak endüstrisine olan etkilerini, yatırımcılardan dinlemek biz mimarlar için oldukça önemliydi. Bütünü diğer açılardan görebilmenin yanı sıra, bu seminerler, dünyadaki gelişmelerin kilit noktalarını irdeleyip anlamanızı ve yeni işlerinize bu detayları nasıl aktarmanız gerektiği üzerinde yorum yapmanızı sağlıyor.

İlk defa stant açıyor olmamıza rağmen bu yıl gördüğümüz ilgiden memnun kaldığımızı söyleyebilirim. İşlerimizi daha fazla ön plana çıkaran zengin bir kurgu ile tekrar katılmayı hedefliyoruz. Bu yılki katılımımızdan edindiğimiz en kritik tecrübelerimizden biri de fuar öncesinde de sıkı bir şekilde hazırlanmak gerektiğiydi. Dört günü en aktif şekilde planlayarak ve görüşme – randevu – seminer zamanlarını önceden organize ederek MIPIM’i daha verimli geçirebileceğimizi düşünüyoruz.

Yudum BOYTORUN
BOYTORUN ARCHITECTS

BEST SHOPPING CENTRE

Victoria Gate Leeds, United Kingdom
Developer: Hammerson plc
Architect: ACME
Other: Sir Robert McAlpine, Gardiner & Theobaldedition


Genel olarak bir önceki seneye oranla daha az yoğun bir fuar olsa da yeni müşterilerle tanışmak ve ürünlerimizi tanıtmak açısından verimli geçti.

Fuardan önce Schindler olarak belirlediğimiz hedefler:

• Schindler’in gayrimenkul sektöründeki görünürlük ve liderliğini en üst seviyeye çıkartmak
• Değer zincirindeki temel karar vericilerle ve kanaat önderleriyle irtibata geçerek etkilemek ve network’ümüzü genişletmek
• Yenilikçi çözümlerimizi ve yarattıkları katma değerleri sunmak (myPORT, PORT vb.)
• Yeni iş imkanları, yeni projeler ve yeni müşteriler tespit etmek ve iletişime geçmek
Bu hedefleri genel olarak gerçekleştirdik ve hatta geçtik. Gerek Türkiye gerek Türkiye dışında faaliyet gösteren yatırımcı ve müteahhitlerle toplantılar organize edildi, Schindler’in yeni teknolojileri tanıtıldı.
2017’de MIPIM’e katılan yeni yatırımcılarla tanıştık ve onlarla devam eden ve gelecekte başlayacak olan projeleri ile ilgili görüşmeler yaptık. Eski müşterilerimizle yatımızda keyifli sohbetler ettik.
Rakamlar:
• 177 müşteri görüşmesi icra edildi.
• Bu görüşmelerden 257’si orta-uzun vade olmak üzere 402 yeni proje için fırsat yaratıldı.

MIPIM sürecinde tanıştığımız pek çok firma ile fuar dönüşü tekrar bir araya gelmek ve olası iş geliştirme yöntemlerini konuşmak üzere anlaştık. Önümüzdeki dönemde, gerek Gebze’deki eğitim merkezimizde gerekse birebir toplantılarda yürürlükteki son yönetmelikler, EN 81-20/50 uygulamaları ve mevcut projelerindeki yeni teknoloji çözümlerimizle ilgili workshop’lar organize edeceğiz. Müşterilerimizin gözünden onların isteklerini anlayıp onlara nasıl yardımcı olabileceğimizi görüşeceğiz.

Zafer KABADAYI
SCHINDLER