Dünya Diyabet Günü

KP


Sürekli kullanmak zorunda olduğu medikal diyabet ürünleri sanatla buluşturan Yrd. Doç. Dr. Dilek Himam, hastalıkla mücadele eden binlerce insana ilham kaynağı oldu. Himam, medikal tasarımları sayesinde tedavi sürecini keyifli hale getirdi.

• Uzun yıllardır diyabet hastasısınız ve tasarımlarınızdaki materyallerle tanışmanız eskiye dayanıyor. Sizin hikâyeniz nasıl doğdu?

Yaklaşık 20 yıldır Tip 1 diyabetim ve 7 yıl önce insülin pompası kullanmaya başladım. İzmir Ekonomi Üniversitesi, Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi, Moda ve Tekstil Tasarımı Bölümü’nde 2001 yılından bu yana öğretim üyesi olarak görev yapmaktayım.

Dünyamın içinde olması gereken nesneler; iğne, kâğıt ve ilaçtı. Çok fazlalardı ve istemiyordum. Tasarım konusunda eğitim verdiğim için sanırım algılarım da nesnelerin işlevselliğini sorgulama yönünde çalışıyordu. Hastaneye yattığım günlerde eğitim için kullanılan pompa setlerini biriktirmeye başlamıştım. Yanlış taktığım için rezervuar ve infüzyon setleri de ziyan oluyorlardı. Onları biriktirmeye başladım. Hastanede geçen zamanda onlarla bir şeyler yapmam gerektiğini düşündüm. Çünkü zaman geçmek bilmiyordu. Hastaneden sonraki süreçte, biriken insülin setlerine ait şeffaf boruları bir yün yumağına dönüştürüp örmeye başladım. Aslında her şey böyle başladı.





• Tasarımlarınızda hangi materyalleri kullanıyorsunuz?

Gündelik yaşama dair nesnelerin benim için her zaman bir estetiği olmuştur. Çocukluğumdan beri kimsenin ilgilenmediği nesneler; düğmeler, hediye paketlerinin kurdeleleri, leblebi tozu kapları, C vitamini tabletleri, eski şişeler, kapaklar gibi birçok nesneye, kurduğum gerçek veya kurgu hikayelerle büyük bir aşkla bağlanırdım. Bu durum benim tasarım anlayışıma da yansıdı. Farklı olan, ötekileştirilen, istenmeyen ve hatta tiksindirici bulduğumuz şeylere değer kazandırmak… Bu duygu benim temel ilham kaynağım diyebilirim. Önce o nesneleri anlamaya çalışıyorum, uzun uzun bakıyorum, “onların hepsi bir araya gelse neler olurdu?” diye düşünüyorum. Tamamen yaşamımın içindeki kesitlerden çıkıyor her şey. Onlar aracılığı ile söylemek istediklerim de anlam kazanıyor.



• Tasarım aşamasında, medikal ürünleri kumaşlarla nasıl bir araya getiriyorsunuz? Fikir bulma ve hayata geçirme süreci ne kadar zamanınızı alıyor?

Tasarıma başlamadan önce, eskisi gibi nesneleri biriktirmek yerine, onlarla şifalanmam gereken bir sürece girmiştim. “Ben onlarsız yaşayamıyorsam, bunun bir sebebi olmalı” diye düşündüm ve onları sevmeye karar verdim. İnsülin pompası kablolarını örmeye başladığımda, ortaya çıkan yüzeyler o kadar güzeldi ki, bir an önce yeni bir şeffaf ince boru ihtiyacını doğuruyordu benim için. Bizim hastalığımızda setlerin ve iğne uçlarının sıklıkla değiştirilmesi çok önemlidir, herhangi bir enfeksiyon kapılmaması için. Dolayısıyla malzemelerim boldu. Buradaki “fikir bulma ve onu hayata geçirme süreci” aslında hiçbir ürün için standart olmuyordu. Onları bedenimde taşıdığım için giysilerle, kumaşlarla bir arada kullandım, ilaç kutularını dijital baskılarla, işlemelerle kumaşlara aktardım.




• 
“Günde 3 Doz: Diyabetin Desenleri” serginizden sonra, “Şeker Çocuklar ile Tasarım ve Geri Dönüşüm” sergisinin fikri nasıl oluştu? Farklı olarak öne çıkaracağınız tasarımlar bulunuyor mu?

Bu seneki Dünya Diyabet Haftası kapsamında diyabeti sanatla buluşturma taleplerine kayıtsız kalamazdım. Çocuklarla ilk karşılaşma sürecim çok heyecan vericiydi. Her biri o kadar özeldi ki, her bir çocukla kendi biriktirdikleri enjektörlerinden, ilaç kutularından, şeker ölçme çubuklarından tasarımlar yaptık. Robotlar, duvar süsleri ve dokumalar oluşturduk.

Bu sergide, atölye çalışmalarımızın işleri sergilenecek ve “Günde 3 Doz: Diyabetin Desenleri” sergisinden bazı giysiler ve çalışmalar yer alacak. Ama en önemlisi diyabetli çocukların yarattıkları eserler bulunacak.



• Yeni tasarım çalışmalarınız var mı?

Aslında hayallerim var, bir sürü proje hala aklımda, bunların bir kısmının içinde medical art diye tanımlayabileceğim çalışmalar olacak, çünkü hala insülin pompamın rezervuar setlerini biriktiriyorum ve daha birçok şeyi. Onlar da yeni elbiselere, yeni nesnelere zamanı geldiğinde dönüşecektir diye düşünüyorum. Onun dışında yine tarihi tekstiller, kumaşlar ve bu kumaşların yaratıcıları ile yeni çalışmalarım olacak. Her yeni tasarım serüveni yeni bir heyecan benim için.


---


Asst. Prof. Dilek Himam met the medical diabetes products she has to use consistently with art. Himam was inspired by thousands of people fighting the disease by making the treatment process enjoyable thanks to her medical designs.

• You are a diabetic for years, and you have been familiar with the materials that you used in your design formerly. Would you tell us about your story?

I have been a type 1 diabetic patient for 20 years, and I have been using insulin pump for 7 years. I have been working as a faculty member at İzmir University of Economics, Faculty of Fine Arts and Design, Department of Fashion and Textile Design since 2001.

The objects that must be in my life are needles, papers and medicine. That was too much for me and I did not want to deal with it. Since I have been working in the department of design, I guess my perception was also working on questioning the functionality of objects. Since I was hospitalized, I started to accumulate pump sets used for training. I wasted so many reservoirs and infusion sets because of misapplication. Hence, I started accumulating them. I thought I had to do something with them to spend the time efficiently. Right after hospitalizing process, I transformed the transparent tubes into a ball of wool, which were a part of accumulated insulin set, and I have started to knit them. That's how it all started.


• What materials do you use in your designs?

I have always been analyzing the objects of everyday life through an aesthetic point of view ever since I was a child. The objects that noone has ever been interested in; I used to have an emotional attachment to the ordinary objects such as buttons, ribbons of gift packages, empty cups of chickpea dust, vitamin C tablets, old bottles, caps, etc. through my imagination or my reality, which formed my perception of design. To add value to the things that are different, marginal, undesirable, and even repulsive... I can say that this feeling is my basic inspiration. I try to comprehend those objects first, I gaze at them for a while; I contemplate by saying "What would happen if they all came together?" They all are a part of my life. Whatever I want to say through them, also makes sense in that way.


• In the design process, how do you combine medical products with fabrics? How long does it take to find new ideas and put them into practice?

Before designing process has begun, instead of accumulating objects with no reason like I used to do before, I went into a process that I was supposed to heal through them. Since I could not live without them, I decided to love them. When I started knitting the insulin pump cables, the surfaces that came out were so beautiful that I felt like I needed a new clear thin pipe as soon as possible! It is very important for us to change sets and needle tips frequently to prevent infection. Therefore, I had enough supplies. The process of "finding an idea and putting it into practice" is actually cannot be standardized. As I used them for my body, I used them with clothes; I transformed drug boxes into fabrics through digital prints and several processes.


• After your "3 Dose a Day: Diabetes Patterns" exhibition, how did the idea of "Design and Recycling with Sugar Children" show up? Are there any new designs in this exhibition?

I would not be indifferent to the demands of combining diabetes and art during World Diabetes Week. My first encounter with children was very exciting. Each one was so special, we created several designs from injectors, medicine boxes, sugar measuring sticks, which were beforehand accumulated by them. We created robots, wall decorations and textiles as well.

In this exhibition, some clothes and works will be exhibited from "3 Dose: Diabetics Patterns" as well. But most importantly, the projects of diabetic children will take place in the this exhibition.


• Do you have any upcoming design projects?

In fact; I have dreams, so many projects are still in my mind. Since I'm still accumulating reservoirs of my insulin pump and many more, some of them can be considered as “medical art”. I think that they will also turn into new clothes when the time comes for new objects. Besides, I will be working on new projects about historical textiles, fabrics and also about the creators of these fabrics. The adventure of every new design is a new excitement for me.