TANGSHAN MUSEUM

KP52
KP

Fangshan Tangshan National Geopark Museum
Nanjing, Çin

Women in Architecture ödülleri mimarlık dünyasındaki başarılı kadın mimarları görünür kılmak ve kadınların mimarlıktaki statüsüne katkıda bulunmak amacıyla her sene Architectural Review tarafından veriliyor. Jürinin “eşitlik savunucusu, kural bozucu ve yaratıcı bir güç” olarak tanımladığı ve bu yılki
Jane Drew ödülüne layık görülen Fransız kadın Mimar Odile Decq’in tasarladığı Fangshan Tangshan Ulusal Jeopark Müzesi oldukça önemli bir arkeolojik alanda bulunuyor. Müzenin formu arazinin eş yükselti eğrilerine göre şekillenmiş. Böylece yapı, genel görünümünü jeolojik bir faaliyet gibi sunuyor.

Tangshan Müzesi özel bir konuma sahip. Yalnızca dağ manzaraları ve doğal yeşil alanlarla çevrelenmiş olmakla kalmayıp aynı zamanda 1993 yılında bir kadın ve bir erkek olmak üzere iki Homo erectus nankinensis kafatasının bulunmasıyla tanınan Nanjing Hulu Mağaraları’nın (maymun adam) bulunduğu önemli bir arkeolojik sit alanının geliştirilmesi genel planına da dahil. Bunlardan başka Paleozoik Zaman’da jeolojik oluşumların nasıl meydana geldiğini
göstermeye ilişkin kazılar da yapılıyor.

Şeklinin topoğrafik eğimden kaynaklanması nedeniyle müze binası, arazi ile bütünleşmiş olarak konumlandı ve hacimsel olarak yeniden yorumlandı. Müze ve arazi arasındaki bu ilişkide hiçbiri diğerinden baskın değil. Daha da ötesi, ikisi arasındaki süreklilik ve etkileşim, projenin birçok katmanının içinden geçen bir yenilikçi keşif gezisi gibi ardışık müzecilik alanları yaratıyor.

Devasa taş sıralı perdelemeyle korunan ve değişik kavisli çizgilerle çerçevelenen cam cephesi sayesinde müze açıkça tanınabilir durumda. Zemin kat maden ve ana salon (250 koltuklu), bir 4D sinema (200 koltuklu), bir restoran, bir kafe ve hediyelik eşya dükkanları ile rengarenk şekillendirilmiş hacimlerle vurgulandı. Ana salon, merkezindeki boşluğun beklenmedik kesitiyle müzenin farklı seviyelerini ortaya çıkarıyor. Bu düzenleme, yer ve gök arasındaki katmanlaşma ve giderek yükselme duygusunu kuvvetlendiriyor. Müzenin her katı geniş bir şekilde ana cepheye açılırken arka taraf teknik servisler, asansörler, acil durum çıkışları ve diğer servisleri barındıran yapısal omurga gibi düzenlendi.

Müzeografik açıdan tarih ve doğanın bir bileşimi olan müze, jeoloji ve paleontoloji dünyalarının buluşmasını maddeleştirerek, bir jeolojik oluşumun global düzeyde tercümesini gerçekleştiriyor. Adeta bir zaman yolculuğu hissi yaratmaya amacında olan proje, insanlığın geçmiş ve bugünü arasında bir bağ yaratıyor.

Müze, zamana ve ziyaretçinin ilgisine bağlı olarak, sergileri keşfetmek için çeşitli ortamlar sağlıyor. Bunlar, değişik uzay - mekân ölçekleri arasındaki etkileşimlerle ilgilenirken aynı zamanda uluslararası bir araştırma objesi olan Nankin kafatasları ile yakınlaşmaya ve Nanjing bölgesinin jeolojik özelliklerini keşfetmeye de imkan tanıyor.