SDU Campus Kolding

KP53
KP

SDU Campus Kolding
Kolding, Danimarka

Güney Danimarka Üniversitesi’nin Kolding Kampüsü, üçgen yapısıyla Kolding’de yeni ve önemli bir kent simgesi yaratıyor. Yeni mükemmellik öğrenme merkezi olarak Kolding Kampüsü Güney Danimarka Üniversitesi’nin iletişim, tasarım, kültür ve diller konusundaki derslerine ev sahipliği yapıyor. Bina
Kolding’in merkezindeki Grönborg’da limana, istasyona ve nehrin çekici manzarasına yakın bir yerde konumlanmış. Kolding Kampüsü, Kolding Nehri’nin kıyısında yeni bir merkezi meydan yaratırken, kentin diğer eğitim kurumları olan Kolding Tasarım Okulu ve Kolding Uluslararası Ticaret Koleji ile yakın etkileşim oluşturuyor. Yapının biçimi ve cephesi, içindeki yaşam ve dışarıdaki gözlemci arasında güçlü bir diyalog kuruyor.

Akşam, içerdeki ışık deliklerden dışarı süzülerek cephenin daha şeffaf görünmesini sağlıyor. Böylece yoldan geçenler veya üniversiteye gelip giden öğrenciler kampüs içindeki etkinlikleri hemen algılayabiliyor. Bu etkileşim binanın içindeki yaşamla dışarıdan bakanlar arasında güçlü bir diyalog sağlıyor.

YENİLİKÇİ BİR CEPHE

Gün ışığı gün ve yıl boyunca değişir ve farklılık gösterir. Bu nedenle Kolding Kampüsü belirli iklim koşullarına ve kullanıcı modellerine göre ayarlanan ve cephe boyunca optimal gün ışığı ve konforlu bir iç ortam sağlayan dinamik güneş engelleyici gölgeliklerle donatıldı.

Güneş kırıcı sistemi yaklaşık 1.600 adet üçgen biçimli delikli çelik panjurdan oluşuyor. Bu panjurlar cepheye, değişen gün ışığı yoğunluğuna ve istenilen ışık akışına göre kendilerini ayarlayabilecekleri şekilde monte edildi. Panjurlar kapalıyken cephe boyunca yatık olarak duruyor. İstenildiği gibi açıldıklarında cepheden çıkıntı yapan panjurlar tümüyle açıldıklarında binaya çok anlamlı bir görünüm kazandırıyor. Güneş kırıcı sistemi, sürekli olarak ışığı ve sıcaklık düzeyini ölçen ve küçük bir motor yardımıyla panjurları mekanik olarak düzenleyen sensörlerle donatıldı.

Geniş panjurlar dış cepheye ayırt edici bir görsel oyun sağladığı kadar içeride de ışığın dinamik bir oyun yapmasını sağlayan yuvarlak deliklerden oluşan hafif, organik bir modele göre delindi. Cephedeki delikler yaklaşık %30’luk bir açıklık açısı olacak şekilde tasarlanıp uygulandı. Mühendislerle birlikte mimarlar olarak, binaya girip çıkacak ışık ve enerji miktarına göre optimal açıklık açısını kurarken aynı zamanda kullanıcılara dışarıdaki kent görünümünü optimal düzeyde sunmak için analiz ve hesaplamalar yaptık. Akşam, içerdeki ışık deliklerden dışarı süzülerek cephenin daha şeffaf görünmesini sağlıyor. Böylece yoldan geçenler veya üniversiteye gelip giden öğrenciler kampüs içindeki etkinlikleri hemen algılayabiliyor. Bu etkileşim binanın içindeki yaşamla dışarıdan bakanlar arasında güçlü bir diyalog sağlıyor.

SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK

Yapının tasarımı açısından, mimarlar olarak sadece aydınlatma, ısıtma, soğutma ve havalandırma için gerekli enerji ihtiyacını en aza indirmekle kalmayıp aynı zamanda biçim ve inşaatın ancak enerji yoğun teknolojilerle çözülebilecek olan bazı işlerinin çözümüne katkıda bulunabilmesini sağlamak için binanın pasif özelliklerinin optimizasyonuna odaklandık. Bir binada gün ışığı sağlıklı bir iç ortam iklimi ve kullanıcıların iyi hissetmesi için önemli bir parametre.

Ancak, geniş camlı yüzeylerin aynı zamanda ısı kaybı, soğutma ve havalandırma ihtiyacının artması gibi olumsuz sonuçları da olduğundan, buradaki yaklaşımımız gün ışığının geniş cam alanlar ve pencereler aracılığıyla içeriye girişinin dengelenmesi oldu. Tasarım aşamasında tüm çalışma ve iş alanları ile dershanelere doğru miktarda gün ışığı sağlamaya odaklandık.

Cephe yani binanın zarfı da önemli olup binaya belirgin mimari bir ifade sağladığı gibi iç iklimi de belirliyor. Cephe, ışığın yüksek düzeyde yalıtılmış ön taraftan akışını düzenleyen hareketli üçgen elemanlardan oluşuyor. Bina içi sıcaklığı ayarlamak için yeraltı suyu kullanan birleşik ısıtma soğutma pompası donanımı tamamen tasarıma entegre edildi. Bu, donanımın binanın sağladığı, geceleri atrium’u dışarıdan gelen hava ile soğutmak gibi diğer imkanlar ile birlikte çalışacağı anlamına geliyor.

Ayrıca, binanın güneş kolektörleri, güneş pilleri, atrium’un geceleri doğal havalandırması imkanı, düşük enerjili mekanik havalandırma, düşük enerji tüketimli bilgisayar donanımı ve diğer birçok çevresel ve enerji etkin girişimlere yer vermesi üniversiteye önemli ve sürdürülebilir bir profil sağlıyor. ■