PREFABRİK YAPILAR ÜZERİNE

KP

Mustafa TOLUNAY, Genel Müdür
PREFABRİK YAPI A.Ş. - HEKİM HOLDİNG

Prefabrik yapıların kullanım alanları…
Konut, ofis, depo, fabrika binası, kreş, üniversite, hastane, poliklinik, karakol gibi betonarme yapı metoduyla yapılan bütün binalar prefabrik metoduyla da yapılabilir. Bu tamamen müşterinin tercih ve ihtiyaçlarına bağlı bir konu. Bu konuda alternatifleri çoğaltmak istedik. Daha önce Türkiye’de en fazla üç katlı prefabrik yapılar yapılabiliyordu. Yazılımını kendimiz geliştirdiğimiz ve özel bir tesiste üretilen Steelin markamız kapsamında sunduğumuz ürünler ile sekiz kata kadar hafif çelik yapılar yapılması artık mümkün.

Avantajlar…
Ülkemizin neredeyse %90’ı deprem bölgesi. Prefabrik yapı depreme en iyi dayanan yapı tarzlarından bir tanesi. Prefabrik yapıların ağırlığı betonarme binalara göre yaklaşık onda bir oranında daha hafif. Betonarme bina 10 tonsa prefabrik yapı bir ton. Deprem kuvveti de kütlesiyle doğru orantılı olarak ortaya çıkıyor. Betonarme binaya on birim deprem kuvveti gelirken bizim binamıza bir birim geliyor. Öte yandan çelik, salınıma uygun bir malzeme. Kendi içinde sistemsel hareketine uygun çaprazlarını da bizim yaptığımız şekilde başka malzemelerden değil yine çeliği çeliğe taşıtacak şekilde yaparsak, depreme dayanıklı, son derece düzgün bir yapı yöntemi ortaya çıkıyor.

Prefabrik yapı beton ve temel maliyetlerini azaltma konusunda da avantaj sağlıyor. Çünkü binanın hafifliği temele yansıyor doğal olarak. Zaman da çok önemli bir yandan. Betonarme yapıların inşası, 6 ay, 1 ya da 2 seneye yayılırken bize prefabrik bir konut siparişi verildiğinde projeye bağlı olarak 20-25 gün içerisinde içine girip oturulabilen bir yapı oluşuyor.

Özellikle hem yurt içi hem de yurt dışındaki okul ve hastanelerde son dönemlerde tercih edilmemizi sağlayan bir diğer avantaj ise A1 sınıf yanmaz malzeme olarak kullandığımız HekimBoard. Sadece hastane, okul için değil insanın olduğu her yerde yanmazlık oldukça önemli.

Prefabrik yapının başka bir avantajı da %90 geri dönüşümlü ve doğa dostu malzemelerle yapılması. Bizim yaptığımız sistemde hem karbon ayak izi çok önemli hem de sürdürülebilirlik. Sürdürülebilirlik yalnızca binalar için değil; mahalleler, şehirler için de geçerli olan bir şey. Doğru malzemelerle, doğru mimari ve tasarımla sürdürülebilir yapılardan mahalleler inşa edilmeye başlanarak şehirlere kadar gidilebilir. 


Kurulum - Söküm…
Prefabrik yapılar tamamen ya da %70- %80 oranda taşınabilir malzemelerden oluşuyor. Tamamen taşınanlar, biraz daha ekonomik yapılar genelde. Steelin yapılarda, sekiz katlı bir binayı %70- %80 oranda hasarsız olarak, malzemeye de zarar vermeden bir yerden bir yere götürebilirsiniz. Şu anda Türkiye’de fabrika binaları, üretim tesisleri yapıyoruz. Bu binaların duvarlarında tamamen hafif çelik kullanıyoruz. Dış cephesinde ise yine kendi ürünümüz olan ister poliüretan ister EPS ister taşyünü yalıtımlı HekimPanel kullanıyoruz.

İşletme maliyeti…
Doğru tasarlanmış, doğru ellerden çıkmış, 10-15 cm’lik, layer’larla yapılmış prefabrik bir duvarın ısı yalıtım değeri, 9-10 cm’lik tuğladan kat kat daha iyidir. Burada önemli olan doğru ellerden çıkması. İkisinde de yalıtım için taşyünü kullanabilirdi ama ısı köprüsü dediğimiz küçük detaylar var. Bunlara dikkat edilirse işletme maliyeti betonla yapılan binadan çok daha aza gelir. Hem ilk yatırım maliyeti hem de işletme maliyeti olarak yatırımcısına kazandıran bir sistem.

Prefabrik Yapı’nın sunduğu destekler…
Örnek kataloglarımız, örnek yapı tiplerimiz var. Ama müşterilerin yaptığı, getirdiği çizimleri de alıyoruz. Statik departmanımız, yapının bulunduğu bölgeyle ilgili statik hesaplarını yapıyor. Mimari ve statik desteğimiz sadece Türkiye’de değil, yurt dışında da mevcut. Fransa’da şu an villalar yapıyoruz. Türkmenistan’da VIP villalar yaptık. Oralara da hizmet veriyoruz.  Sadece Türk yönetmeliklerine göre değil hem Avrupa normlarında hem de Amerikan normlarında statik hesap ve dizayn yapabilecek kapasitedeyiz.

Şu anda Fransa’da Lyon bölgesine yakın yerlerde tekli villalar yapıyoruz. Tabii Türk mimarisiyle Lyon’da yaşayan bir Fransız’ın yapısı çok farklı. Bizi referanslarımızdan buluyorlar, kendi projelerini getiriyorlar, biz Avrupa normlarına göre hesabını yapıyoruz, teklifimizi geçiyoruz, onlar siparişini veriyorlar, biz Türkiye’de üretimini, montajını ise şantiyede yapıyoruz. Sonra binalarına geçip kullanıyorlar.

Sustainable Brands…
Bu etkinlik, umarım sürdürülebilir bir şekilde devam eder. Burada olmaktan, çok büyük bir mutluluk duyuyoruz. Dünyadaki sayılı markalar buraya geliyor. Onlardan biz bir şeyler öğreniyoruz, biz onlara kendi alanımızla ilgili bir şeyler öğretiyoruz. Bu çok büyük bir haz veriyor bize.  Aslında bilgi alışveriş platformu gibi bu organizasyon. Konferanstan çok sanki kendi aramızda yaptığımız bir toplantı gibi geliyor. Çok sıcak buluyoruz, başarılarının devamını diliyoruz.