Öney Mimarlık Mustafa ÖNEY

KP50
KP

Malzeme Olarak Mermer...

Malzeme olarak mermere, onun mimari projeye kattığı değere hayranım. Uzun yıllardır bu malzemeyle çalışıyorum. Taşların özelliklerini dikkate alarak doğru ürün seçmede yıllar içinde çok fazla deneyim kazandım. Doğal malzemelerle, özellikle de mermerle çalışırken sürprizlerle karşılaşırsınız. Mermer, işlemden geçtiğinde size neler sunacağını öngöremediğiniz malzemelerin başında gelir. Bazen damarı tanımak bile sonuç için yeterli ipucunu vermez. Bu sürprizli görüntü ve keyifli detaylar aynı zamanda proje için en değerli dokunuşu oluşturur. İşlem sonrasında edindiği zarif estetiğine karşın, özündeki doğal sertlik mekânlarda kontrast yaratır.

Tasarıma Katkısı...

Mermer, tasarımı da şekillendiren bir malzeme. Kesildiğinde ortaya çıkan renk ve desen tasarım için bir çağrışım ve ilham kaynağı. Mimari hayatımın başlangıcından bugüne kadar vazgeçilmez olan malzemelerin de başında gelir. İç mekân uygulamalarının yanı sıra, mermer kullanarak birçok masa, banko, bar ve benzeri ürünler tasarladım. Mermeri tek başına, başka bir malzeme ile birlikte; zeminde, duvarda, dekoratif unsurlarda veya özel tasarımlarda kullanabiliyor olmak da malzemenin tasarıma sunduğu ayrı bir esneklik ve zenginlik. Aynı zamanda yaşayan bir malzeme ve bu yaşanmışlığı da en iyi, çok fazla insanın ziyaret ettiği mekânlarda vurgulu bir biçimde hissetmek mümkün. Örneğin İtalya’daki dini yapıları ziyaret ettiğinizde, kullanılan mermerler yapım yılına bağlı olarak çok çeşitli. Bu çeşitlilik ve mermerin zamanla yıpranmasının verdiği yaşanmışlık, dünya hakimiyetinin hangi evrelerde olduğunun da mesajını verir. Geçmişte, dönem dönem belirli mermer türleri ön plana çıkmıştır. Kullanım açısından baktığımız zaman, modern bir sonuç elde etmek için yeni bulunan ocakların ürünleri tercih edilebilir. Buna karşın, tedariki uzun yıllar devam eden ürünler tercih edilirse daha klasik mekânlar elde edilecektir. Şu an içinde bulunduğumuz mekânda da ahşap ile birlikte klasik bir mermer kullanımı bunun bir örneği.

Uygulama...

Mermeri tanıyan değerini iyi bilir. Her ne kadar günümüzde mermerin görüntüsüne öykünen ve onun kullanım zorluklarını ortadan kaldıran ürünler piyasaya çıksa da, benim önceliğim her zaman doğal olanı kullanmak oldu. Örneğin; Tasos çok zor bulunan bir mermer. Özellikle de en kalitelisi olan bembeyaz türleri kimi zaman seramik veya boyanmış bir ürünle bile karıştırılabilir. Bir holding binası yaparken Tasos mermeri kullandık. Asimetrik ve özel kesimlerle çok ilginç bir zemin ortaya çıktı. Malzemenin kendi estetiğinin ötesinde mimari olarak önemli olan mermeri işlemenin detayında saklı ince tasarım. Bu projenin uygulaması bizim için de sıra dışı bir çalışma oldu. Standart olarak döşenmedi, geçiş aralarına paslanmaz koyularak birbirinden farklı üçgen ve çokgen kesim mermerler yerleştirildi. Parçalar bir araya geldiğinde futuristik bir şekilde lazer ışınları ile kesilmiş gibi bir görüntü oluşturdu. Malzeme seçimiyle yönetim katı olduğu tanımlanan mekân algısı, detayların benzersizliğiyle desteklenmiş oldu. Granit Center’ın hazırladığı 3.000’e yakın farklı parçayı kullandık. En kritik nokta malzemeyi iyi tanımak ve hangi ortamda nasıl kullanılabileceği konusunda bilgi ve deneyime sahip olmak.

Geçmiş dönemlere baktığımızda mermeri işlemede uzmanlaşmış çok fazla usta vardı. Benim açımdan bu ustalığın en iyi okunduğu yerlerden biri biraz ironik gelse de mezarlıklardır. Özellikle Ermeni ve Rum mezarları birer sanat eseri gibidir. Hatta bu konuyla ilgili bir de anım var. Sürekli olarak projelerini yaptığım bir aile vardı. Birinin evini yapınca diğeri, bir sonraki derken aileden yeni bir proje isteği geldi: Bir malikane projesi. Bilgisayar teknolojisi olmadığından, konsept projeyi el ile çizip, sulu boya ile renklendiriyorduk. Bu gerçekten çok zahmetli bir üretim. Bu zahmetin avantajı, mimariyi daha sıcak, daha içten yapan bir sunum yöntemi olması. Proje çizimlerimde her yeri mermerle şekillendirdim. Projeyi o kadar detaylı ele aldım ki, mermerlerin damarlarına kadar çizimlerime yansıttım. Büyük çaba, çalışma, detaylıca hazırlanan paftalar ile yapılan sunumdan sonra proje çok beğenildi. Yabancı ve çok az Türkçe bilen ev sahiplerinden biri malzemenin ne olduğunu sordu. Mermer dediğimde de “Mermer nedir, nasıl bir malzeme?” sorusu geldi. En kestirme şekliyle “Hani mezarlarda kullanılan...” demiş bulundum ve o mezar sözü üzerine mermer istenmeyen malzeme oldu. Tüm projeyi değiştirmek zorunda kaldık. Mermer yerine alçıdan kolonlar tasarladık.


Bugün mermer ile ilgili mezar taşı algısı yok. Hatta mezarlarda en fazla kullanılan Marmara mermerini de farklı kesimlerle birçok projede farklı şekillerde görmek mümkün. Dünyanın en zengin bölgelerinden biriyiz. Bu çeşitliliğin imparatorluk döneminde mekânlara çok fazla yansımadığını düşünüyorum. İmparatorluğun merkezi Marmara bölgesinde olduğu için yakın çevre mermerleri daha yoğun şekilde kullanılmış, özellikle de hamamlarda ve mezar başlarında. Dayanıklı bir taş olduğu için bu algı olarak da yerleşmiş. Şimdi çok farklı yapılarda kullanılıyor. Marmara mermerini freze ile kestiğiniz zaman oluşan siyah beyaz çizgiler, modern bir mekânda kullandığınızda farklı bir tasarım dili oluşturuyor. Son zamanlarda Amerikalı mimarlar tarafından da Marmara mermeri sıklıkla kullanılmaya başlandı. İtalyanların mermer sunum tezgahlarında Marmara mermeri de hak ettiği yeri alıyor artık. Mermerin her rengi Türkiye’de yok ama beyaz, siyah, kahverengi ve bordonun inanılmaz çeşitleri var. Bu taşlarda ve seleksiyonlarında oldukça geniş bir yelpaze söz konusu. Elazığ’ın vişne rengi ile Diyarbakır’ın siyah mermeri çok özel çeşitlerden. Simsiyah bir mermer ile bir mağaza projelendirmiştim. Bu homojen taşın kullanımı çok etkileyici olmuştu.

Daha evvel bahsettiğim holding projesinin fotoselli kapılarında Azuro mavi Brezilya mermeri kullandık. Güzel bir mermerden ilginç bir damar yakaladık. Granit Center da çok güzel bir uygulama yaptı. Mermeri yekpare halde, plaka boyutu yaklaşık 3,20 m x 2,40 m olarak kullandık. Kapalı haliyle bütün deseni görebileceğiniz bir pano olarak duruyor. Fotoselli kapı aktif hale geldiğinde ise plakalar iki yöne doğru hareket ederek duvarın içerisinde kayboluyorlar. Taşıyıcı mekanizma İsviçre’den geldi. Metrekareye neredeyse 50 – 55 kg yük düşüyordu. Yaklaşık 60 m yüksekliğinde konumlanacağı noktaya özel vinç yardımı ile çıkardık. Bittiğinde ortaya çıkan sonuç bütün bu çabaya değdi. Üst yönetim odalarına ise özel parçalar bulduk ve yönetim odalarında makam masası arkalarına özel bir pano olarak uyguladık.

Mermer öyle bir ürün ki bir daha birebir aynısını görmeniz, bulmanız mümkün değil. Bir sanat eseri gibi tek ve eşsiz. Şimdi nakliyenin kolaylaşması sayesinde çok çeşitli örnekleri bulunabiliyor. Yine de her taşı her ortamda kullanamıyorsunuz, çünkü bazı türlerini banko, masa veya zemin olarak görmeye gözümüz çok alıştı. Kullanılan mermer farklı olmalı veya mermeri öyle farklılık yaratacak şekilde kullanmalısınız ki, gözümüzün çok alıştığı mekânlardan ayrışarak yeni bir hikaye oluşturabilsin.


Türk Mermeri...

İtalyanlar, öncelikle Rönesans’ın katkısıyla, ardından tasarım ve teknolojileriyle destekleyerek “İtalyan mermeri” tanımını tüm dünyaya kabul ettirmiş ve markalaşmış durumdalar. Türk mermeri açısından böyle bu düzeyde bir algı yok ne yazık ki. Türkiye’den çıkarılan mermer yurt dışına kendi markamızla gidemediğinden İtalyan markası olarak tekrar iç pazara dönebiliyor. Tüm dünyada Türk mermeri olarak tanınanlar ise çok sınırlı. Örneğin; Afyon şeker diye tanımlanan mermer dünya literatüründe geçiyor ama artık bulabilmemiz mümkün değil. Burdur’un turuncu gibi olan muhteşem bir taşı var. Şu an onun da çok fazla bulunabileceğini sanmıyorum.


Armaggan Bosphorus Suites

Tarihi 1860’lı yıllara uzanan yalılardan birinin bulunduğu arazi, bizzat Sultan Abdülaziz tarafından dönemin ünlü mimarı Sarkis Balyan’a Beylerbeyi Sarayı’nın yazlık saray olarak inşasındaki üstün başarıları sebebiyle armağan olarak verilmiş. Rivayete göre; Sarkis Balyan yarattığı şaheserden o kadar gurur duymaktadır ki, Boğaz’ın tam karşı noktasından Beylerbeyi Sarayı’nı izlemek üzere kendi evi olacak bu yalıyı inşa etmiş. Boğaz’ın Avrupa kıyısında, seçkin tasarımı, zarafeti ve sadeliğiyle göz alıcı bu üç yalı, Armaggan tarafından dört yıl süren bir restorasyon çalışmasının ardından Armaggan Bosporus Suites adı altında yeniden hayat bulmuş. Bir otel hizmeti vermenin çok ötesinde; konuklarına kendilerini evlerinde hissettirirken, İstanbul’un güzelliklerini keşfetmeye başladıkları gerçek bir yalı yaşam tarzı ile çok özel bir konaklama deneyimi sunmak üzere kullanıma açılmış. Her biri adını Boğaz’ın kıyı semtlerinin birinden alan ve farklı stilde dekore edilmiş 18 suit ile butik otel konsepti altında hizmet veriyor.

Armaggan Bosporus Suites, tavan süslemelerinde göze çarpan Barok, Osmanlı ve Selçuklu dönemine ilişkin göz alıcı kalem işleri, antika parçalar, el dokuması Anadolu halı ve kilimleri ve 1800’lerden günümüze dek uzanan Türk sanatını farklı dönemlerde temsil eden ünlü Türk ressamlarına ait değerli tablolardan oluşan çok özel bir iç dekorasyona sahip. El yapımı gümüş ve mermer objelerden, doğal boya yatak örtülerine, Armaggan tasarımı olan ürünler ile Armaggan dünyasının 360 derece deneyimlendiği iç mekânlar zevkli ve ayrıcalıklı bir yaşam stilini yansıtıyor. Konaklamanın yanı sıra, ince bir zevkle döşenmiş salonları ve boğazın tam kıyısındaki panoramik terasında; her türlü detayın düşünüldüğü çok özel davetler ve yemek organizasyonlarına ev sahipliği yapıyor. Tarihten aldığı ilham ve boğazın sonsuz enerjisi ile iç içe olan Armaggan Bosporus Suites, bu özel konumunda günün her saatini farklı güzellikte yaşamaya ve dünyanın en güzel şehri İstanbul’u keşfetmeye davet ediyor.


Granit Center

Granit Center; mermer başta olmak üzere, doğal granitten havuz seramiklerine, granit seramiğe, banyo vitrifiye takımlarından parkeye, masajlı küvetlerden bataryalara, zemin ve duvar seramiklerine uzanan bir çeşitlilikle yirmiyi aşkın markayı kullanıcılara sunuyor. Dekorasyonda ahşabın kullanım zenginliğini yaratmak ve ahşabı yeni bir yorumla buluşturmak için GC-LINE adı altında ahşap üretimi de yapılıyor. Kapı, banyo alanları, dış mekânda pergolalar, lambriler, giyinme odaları, yatak takımları, dolaplar, yer kaplamaları, mutfak, oturma grupları gibi ahşap dokusuna ve dokunuşuna gereksinim duyulan her mekân, alan ve dekorasyon unsuru için ahşap uygulamaları kaliteli ve sofistike bir yorumla şekillenerek üretiliyor. Firma, Kemerburgaz’da 3.000 m2’lik bir alana sahip showroom’u ve bayileriyle hizmet veriyor.

Sunulan ürünler arasında mermer, firmanın ürün sunma ve uygulama alanında yıllar içinde deneyimlerini arttırarak kullandığı malzemelerden biri. Kemerburgaz depo ve mermer-granit işleme tesisleri 6.000 m2’lik alanda faaliyet gösteriyor. Türkiye ve dünyanın değişik bölgelerinden getirilen, alışılmış kullanımların dışına çıkmak üzere oluşturulmuş geniş makina parkurunda işlenen mermer, malzemenin mimaride önemli bir oyuncu olarak rol almasına katkı sağlıyor. 1985 yılında kurulan firma bu alanda referans olan birçok projede çözüm ortağı olarak yer almış. ■