İç Mekân Kurgusu - Hasan MİNGÜ

KP49
KP
Midek Mingü Ofis Görselleri: KONSEPT PROJELER®

● Hayatımızın her anını bir mekân içinde geçiriyoruz. Mekânın hayatımız içindeki rolüne ve nasıl tanımlanması gerektiğine geçmeden önce sizin tanımlarınızla başlayalım. Mekân, iç mekân ve iç mimari tasarımları sizin için ne ifade ediyor?

Mekân olgusuyla ilgili çok büyük konuşmalar yapmaya gerek olmadığını düşünüyorum. Mekânların üzerimizde fiziksel ve ruhsal etkileri olduğunu düşünüyoruz. Bence bunun olumlu ya da olumsuz olmasının sebebi mekânın bizlere etkisi değil, bizim mekânları nasıl tasarladığımız, nasıl kullandığımız ve algıladığımızla ilgili.

Kapalı veya açık sınırlarla belirlenmiş alanlar da olsa, tüm mekânların birbirlerine bağlı olduğunu düşünüyorum. Tasarımda sadece belli bir alanı veya kullanıcıyı düşünmenin çok sığ olduğu kanısındayım. İç mekândan dış alanın algısı, dış mekânda mimarinin çevresine uyumu ve etkisi düşünüldüğünde, mekân kelimesi ile keskin sınırlar belirlemek tasarımının daha kısıtlı ve yetersiz kalmasına sebep oluyor.

İç mekân düzenlemelerinde kullanıcının ihtiyaç ve isteklerine göre istediğinizi yapabilirsiniz, ama dış mekân algısı düşünüldüğünde tüm çevreye etkisi dikkate alınmalı. Bu sebeple mekân tanımının sadece ölçek için gerekli olduğunu ve tasarımın çevreyle, kültürle, iç ve dış bağlantıları dikkate alınarak çok daha büyük bir çerçevede düşünülmesi gerektiğine inanıyorum.

Bugün yaşadığımız İstanbul’da çevremize baktığımızda bunu çok açık görebiliriz. Doğayla, yoğun hayat temposuyla, trafikle, şehrin karakteri, tarihi ve dokusuyla bir bütün olarak düşünmeden tasarlanan yapılar yığını. Günümüzde ne yazık ki sadece bir odaya iç mekân, bahçeye çıkıp dış mekân diyen sığ bir mimari anlayışa sahibiz.

D-Gym, İstanbul

● Yapılar önce mimari kimliğiyle ortaya çıkıyor. Sonrasında iç mekân-iç mimari devreye giriyor çoğunlukla. Bu sürecin iç mekân ve mimariye nasıl bir etkisi oluyor?

Bu sıralama ve bizdeki mekân kelimesinin kısıtlı algısı… Büyük ölçekte çevreyle kısıtlı bir yaşama, küçük ölçekte ise iç ve dış kabuk arasındaki uyumsuzluğa sebep oluyor. İç mekân ve yapı mimarisinin birlikte yürümesi ve bunun yanında ilk sorunuzda da açıklamaya çalıştığım gibi bir bütünün parçası olduğunun göz ardı edilmemesi gerekli.

● İç mekânda mekân ruhunu yansıtan ve mekânı kullanacak kişilerin beklentilerini de karşılayan bir kurgu oluşturmanın vazgeçilmez adımları nelerdir?

Öncelikle tasarlanacak mekânın fonksiyon tanımını doğru yapmak gerekiyor. Özel ya da genel kullanım için mi tasarlandı? Müşteri istekleri ve yapısal zorunluluklar çok iyi değerlendirilmeli. Müşteri ile iletişim ve beklentilerini doğru değerlendirmenin yanında, mimari deneyim ve teknik alt yapının getirdiği öneri ve zorluklara açık olması gerekiyor. Bu durum müşteri-mimar iletişiminin doğru kurulması ve proje süresince de devam etmesinin yanı sıra mimari ve kullanıcı kimliğinin de doğru ve kalıcı olmasını sağlayacaktır.

Nişantaşı Ev, İstanbul

● Mekânı dekore etmek ve o mekânı kurgulamak arasında nasıl bir ayrım var?

Dekore etmek, mekânın giydirilmesini , görselliğin daha önde olduğu estetik dokunuşlar ile süsleme ve stilize etmeyi tanımlarken; kurgu operasyonel gerekliliklerin, fonksiyonel ve strüktürel unsurların ve estetiğin hassas bir şekilde dengelenmesi temeline dayanır.

● Son yıllarda iç mekân algısının farklı bileşenleri daha çok ön plana çıkıyor. Sağlık, psikoloji ergonomi, akustik, aydınlatma… Bu unsurlar konusunda bilinenlerin artması doğru analiz ve doğru kurgulara nasıl katkı sağlıyor?

Bu değişim teknoloji, güncel yaşam ve ihtiyaçların farklılaşmasıyla teknik çözümlerin gelişmesiyle bağlantılı. Bu unsurlar yapısal kurguyu ve ana fonksiyonu şekillendirmiyor ama kullanımda etkin avantajlar sunuyor. Bu bileşenler sadece iç mekân için değil tüm mimari yapı için öne çıkıyor ve sürekli gelişim gösteriyor. Mesela akıllı evler, sürdürülebilir mimari, enerji tasarruflu ekolojik yapı ve ürünler çok daha fazla önem kazanıyor. Bu unsurlar da çok daha geniş bir kurgu ve analizi gerektiriyor.

D-Hotel Maris, Marmaris

● İç mekânı kurgularken doğru bir kurgu oluşturmakla mimari egonun uzantısı olan imza atmayı dengelemek mümkün mü? Nasıl?

Mimari ego öncelikle doğru kurguyu sergilediğinizde tatmin olacaktır. Tabii ki mimari bir tarza ve kimliğe sahip olmalısınız. Bu ego dışında bir prensip, tecrübe ve sahip olduğunuz estetik görünüşü yaratacaktır.
Yaratıcı mimarın, müşteri kişilik ve ihtiyaçlarını karşılarken kendi imzasını da atabiliyor olması gerekli. Daha en başında müşteri, tasarımcısının seçimini bu imza ve kimliğe dayanarak yapıyor. Ego sınırının sadece mimar değil, müşteri tarafından da dengelenmiş olması projenin çok daha iyi kurgulanmasını sağlayacaktır.

Mimari imzaya en iyi örneklerden biri Zaha Hadid olacaktır diye düşünüyorum. Estetik görüşü ve kimliği ile imzası ve fonksiyonu birlikte kurgulamakta. ■

Hasan Mingü koleksiyonundan eski pergel takımı.